Bugün biri bir vesileyle Hasta şiirini okudu da merhumun, neden sevmediğimi yeniden hatırladım.

Gündüz de İstiklal Marşı'nın sadece ilk beytini hatırladığımı farketmiştim, Onüç senelik detoks işe yarıyor demek ki…

Hasta belki iyi bir şiir veya iyi bir hikaye olabilecekken, kötü bir manzum hikaye olmuş, ama işin bu kısmı gereksiz bir ayrıntı. Açıkçası ben Akif'in gerçekten lezzetli bir şiirine hiç rastlamayışımı, onu büyük şair addendenleri de pek lezzetli bulmayışıma bağlıyordum velakin Tanpınar'ın Edebiyat Derslerinde söylediklerinin de ilham ettiği şey şu oldu:

İyi bir şiir okuru olduğumu iddia edemem, ancak Baudelaire'e şair diyorsak, Mehmet Akif'e başka bir şey demek gerektiğini düşünüyorum, kısacası.