Sözde Hocaefendi Gülen birilerine kim olduğunuzu belli etmemek adına ölçülü içki içmenize veya başörtüsü takmamaya cevaz verilebilir demişmiş. Adamın birinin bir yerde anlattığı itiraf. Doğru olabilir veya yanlış olabilir. İçki konusunda olmasa da, başörtüsü konusundaki telkinlerini sair yerlerden ben de duydum.

Gülen hakkında bunu yapmaz diyecek kadar güvenim olsaydı, ictihad ayrılıklarının önemi yoktu. Bunu anlamak çok mu zor bilemiyorum. Bir insan içki içmeye, başörtüsünü çıkarmaya cevaz verebilir, bunu yapan çok var, ancak bir insan bana başka, sana başka, ona başka görünemez. Şarap dışındaki içkilerin sarhoş olunmayacak kadar içilmesine mesela Ebu Hanife de cevaz verir, bunun için delilleri vardır, kabul edersin, etmezsin, veya kafayı Yaşar Nuri Öztürk gibi nebizle bozmak da serbesttir. Hz. Peygamber mayalanmış şıra içerdi demekle dinden çıkılmaz. Veyahut başörtüsü konusunda aradığın her tür fetvayı bulmak mümkündür, görüş, delil, ictihad arayana münbit bir alan, malum.

Bununla beraber buradaki mesele bunlar değil. Buradaki mesele ne için? sorusuna verilemeyen cevap. Bir adam sana gelip, içki içmezsem intihar ederim dese, izin verir misin, vermez misin? Bir adam sana gelip içki içmezsem falanca makama kavuşamam dese, izin verir misin, vermez misin? Bir adam sana gelip karımın başörtüsünden dolayı memurluktan atılmam sözkonusu dese açmasına izin verir misin, vermez misin? Cevaz meselesinde önemli tek kriter ne için sorusuna verilen cevap. Eğer Türkiye Cumhuriyeti'nin belli makamlarında yer edinmek fıkhen zaruret görülüyorsa, aferin, iyi yapmış, ancak benim kitabımda açsanız doyacak kadar domuz eti yiyin yazar, azacak kadar yazmaz. Doğrudan cana bir tehlike varsa cevaz verilen konuları, insanlara şirin gözüküp, dost gözüküp, haklarında şantaj yapmak, bilgi toplamak maksadıyla esnetince ortaya böyle bir din çıkıyor. Kimisi bu adamı en birinci müslüman sanıyor, ben de naçizane, ben o ikibin yüzlünün dininden değilim diyorum.

Kandırılmak bir şeydir, kendini zorla kandırtmak başka bir şey.

Geçenlerde *Amerika Dünyanın Dümeninde* <http://tr.fgulen.com/content/view/7877/15/>__ isimli enfes röportajına rast geldim. Eğer bu adamın cahil olduğunu oradan anlayamıyorsanız, daha bir şey söylemem. Zencilerin ortak noktası Amerika'nın şeytan olduğuna inanmasıymış, Japonlar 2. Cihan Harbinde keyiflerinden saldırmışlar Amerika'ya, Amerika hiç ambargo falan uygulayıp tahrik etmemiş, (ki Japonların doğrudan Amerika kıtasına saldırma gücü olmadığını herhalde Amiral Yamamoto da, İmparator Hirohito da biliyordu) ve sair saçmalıklar. Demokrasiler tüy gibi hafif hafif yere iniyormuş, tüp gibi patlamazmış, emin ol 1789'dan Napoleon'un imparatorluğuna kadar süren Fransızların demokrasi devrinde hiç patlama olmadı veyahut yeryüzünde patlamasız çöken bir devlet var. Tarih bilgini seveyim senin, seni alim diye dinleyenleri seveyim.

Şu röportajdan akan bılık bılık iki yüzlülük, hayır, bu adam Amerika'nın temsil ettiği değerlere de iman ettiğinden değil, demokrasiye dizilen güzellemeler de yalan, sadece fırsatçılık, sadece güçlüye yaranma, sadece tezgahıma dokunmasınlar kurnazlığı. Bir de ahlak satarlar.

Başka yerimle.