Merkür Retrosu bitmiş. Dün öyle bir tweet okudum. Merkür Retrosu ne demek bilmiyorum ama sanırım inananları daha az risk almaya teşvik ediyorlar. Artık seven sevdiğine söyleyebilir demiş. Merkür Retrosu'nda söylerseniz sevdiğiniz size kafa atıyor herhalde.

Biri astrolojinin kimileri için din gibi olduğunu ve daha saygılı olmam gerektiğini söyledi. Din gibi olduğunu kabul ediyorum, saygısız olduğumu değil. Yıldızların sülalesine küfretmedim. Sadece bu dine inanmıyorum.

Biraz öfkeliymişim. Yıldızlara değil de inananlara. Bu öfkenin sebebini düşünüyorum.

İnsanların belirsizlikle başa çıkmak için gezegenlerin yerlerine bakıp, bunlardan masal uydurmalarına öfkeli değilim. Bunun ardından bunu gerçek gibi sunmalarına ve buna bilim muamelesi yapmalarına öfkeliyim. İnsanlar sevdiklerinden gelen bilgiye karşı dikkatli değildir, bu inanç da öyle yayılıyor. Merkür Retrosu varmış deyince, o nedir ve Merkür'ün benim yapacağım işle ne alakası var? diye sormuyor. Bugün Kadir Gecesi, günahların affediliyor deyince bir istihza.

Futbol da benim için en fazla astroloji kadar kıymetli bir konu ama bunu konuşanlara o kadar öfke duymuyorum. Çünkü hayatlarını hangi maçın nasıl geçtiğine göre belirlemiyorlar. Astroloji ise bana insanların, bilhassa okumuş yazmış ve başka şekillerde zeki olduklarından emin olduğum insanların gerçek hayatla muhatap olurken çocuktan (veya bir okumamıştan) farksız olduğunu gösteriyor. Belki öfkemin bir sebebi budur.

Yine de astrolojiye karşı öfkemin sebebinin geyik muhabbetinden öteye gitmeyecek bir konuyu insanların bu kadar ciddiye alması olduğundan ibaret olduğunu sanmıyorum.

Bana okumanın veya eğitimin hayatın belirsizlikleri ve dünyanın zorluğu konusunda faydalı olmadığını gösteriyordur. Kendim de okuyarak hayatta kalmaya çalışan biri olarak astroloji gibi hangi saçmalıklara kapılıyorum acaba? Bu sorunun alttan alta başını uzatmasıdır belki beni öfkelendiren. Yine de kendi aptallığını veri olarak kabul eden ve bugün yine neleri anlamadım acaba? sorusuyla arası fena olmayan birinin, insanların bir kısmının aptallığından o kadar öfkelenmesi beklenmez.

İnsanların bir kısmı derken, bu kısım genelde kadınlardan oluşuyor tabii. Erkekler genelde astrolojiye bu kadar meftun değiller. Astrolojiye öfkem kadınlara karşı genel öfkemin yansımasıdır belki? Mümkün. Hangi tarihte doğduğunun karakterine bir etkisi olmadığına inanan bir kadın görmedim mesela. Bunun yarattığı iletişim sorunlarıdır? Biriyle konuşurken Yengeç burcu olmanın getirdiği sınırlamadır?

Belki de şu, tabii. Üç evlilik macerası yaşamış, sonuncusundan hâlâ kurtulamamış biri olarak bu kadınların doğum günlerinin 7, 8 ve 10 Kasım olmasından bir korku duyuyorumdur? Teoride Cebriyye hoş geldiği hâlde, kaderin bilgisinin bu kadar ucuz olması beni boğuyordur? Geleceğin Allah'tan başkasınca bilinmediğine imanımın kuvvetli olması gerekirken, o kadar da kuvvetli değildir?

Öfkemin altında geleceğe dair ucuz bilgi ihtimali olduğunu düşünmeye başladım bu sebeple. Ucuz bilgi, işte, Aslan burçları şöyledir, Boğa burçları böyledir demek. Hayatını geleceğin gerçekten bilinmemesi üzerine kurmuş birinin bilinebileceğini görmesinin öfkesidir, belki.

Bilinebileceğinin değil de ucuz bilgiyle bilinebileceğinin. Demek ki geleceği kimse bilmiyor ve burçlar insanları anlamak için doğru araçlar değil desem de bunun mümkün olmasından, orada bir yerde bu çeşit bir bilgi olmasından korkuyorum. Bu korku bunu hatırlatan insan ve olaylara karşı öfkeye dönüşüyor.

O hâlde belki de yeni bir pozisyon bulmalıyım. Gelecek ve insanlar bu ucuz bilgiyle bilinemez, ancak bilinseydi bile buna bel bağlamak insanı doğru düşünmek ve yaşamaktan uzaklaştırır. Ucuz bilgi, zira, ucuz para gibidir, piyangodan zengin olup da doğru yaşayan kaç kişi var?

Piyangodan çıkan paranın uzun vadede zenginlik getirmediğine eminim ama piyangodan çıkan parayı hâlâ arzuluyorum. Ben doğru kullanırım gibi geliyor. Hayır getirmeyeceğine inancım içimde piyangoyu kazanana karşı bir haset büyümesine mâni olmuyor. Astroloji de böyle, neticede bunun saçmalık olduğunu biliyorum ama bu ucuz bilginin bir faydası olabileceğine hâlâ inanıyorum sanırım. Bu da beni inananlara karşı öfkelendiriyor.