Yeryüzünde eşitsizliği nasıl engellersiniz?

Kapitalizm'in eşitsizlik ürettiğini kabul ediyorum.

Onun yerine nasıl bir sistem getirmek gerekir ki, insanların hepsi aynı seviyede olsun. Aynı umut ve mutluluk düzeyinde, aynı hayat şartlarında, aynı imkanlarla.

Bunun imkansız olduğunu söylemek kolay. İnsanların hayattan aldıklarını sadece dış şartlar belirlemiyor — belki ondan önemlisi iç şartlar.

Onun için eşitlik amacımızı, başlangıç şartlarının eşitliği diye değiştirmek mümkün. İnsanların hayatın hepsini eşit yaşamasına imkan veremeyiz ama bir ihtimal onları aynı yerden başlatabiliriz. İnsanların ne kadar mutlu olacağını belirleyemeyiz ama onlara eşit imkanlar tanıyabiliriz.

Kapitalizm bu konuda da Sosyalizm'den daha kötü duruyor. Kapitalizm’de zenginin zengin, fakirin fakir kalması, zenginin fakirleşmesinden ve fakirin zenginleşmesinden çok daha kolay.

Kapitalizm’in kötülüğünü görmek için dehaya gerek yok ancak karşısına konulan Sosyalizm o kadar iyi mi?

Sosyalizm’de başlangıç şartlarının eşitliğini nasıl sağlarsınız?

İnsanlar hala bir anne ve babaya doğuyorlar. Henüz Cesur Yeni Dünya’daki gibi tüplerde üretilen insan safhasına geçmedik. Kimisinin annebabasını tanıma imkanı olmuyor. Ailesi olmayana bunları verme imkanı bulunmadığına göre tam eşitlik için herkesi anne ve babasından alıp, aynı yerde yetiştirebiliriz. Eğer amacımız tam bir eşitlikse — bu eşitliğe ?herkese bir aile vererek değil, olanın elinden ailesini alarak ulaşmak daha kolay.

Bu biraz fazla görünüyor ama insanların ailelerinden gelen network'ü kullanmalarına mani olmanın tek yolu bu.

Bir baba çocuklarına verdiği çeşitli bilgilerle onların diğerlerinden avantajlı duruma geçmesine sebep oluyorsa bu eşitliğe aykırı olmalı. Bu aykırılığı da ancak çocukların hiçbirine böyle bilgiler verilmemesiyle aşabiliriz.

Bu durumda aile kurumunun varlığı bile başlangıç şartlarının eşitliği amacına engel.

Plancı sosyalizm de, kapitalizm de aile kurumunun hasmı. Her ikisi de ekonomik örgütlenmeyi devlet veya şirketler gibi yapay kurumlar aracılığıyla düzenlemeye çalışıyor. Aileyle bu ideolojilerin çatışması motorlu araçla yürümenin çatışmasına benziyor — birinde daha hızlı ve daha verimli oluyorsunuz, ekonomik sistem daha hızlı ancak sonucunda daha sağlıklı insanlar değil, hızlıca yaşlanmış sağlıksız insanlardan oluşan bir toplumsal makineye dönüşüyoruz. Aile kurumu daha zayıf, insanların çoğu artık ailesinin sağladığı imkanlarla değil devletin veya büyük şirketlerin sağladığı imkanlarla hayata devam ediyor.

O sebeple eşitlik veya özgürlük, sosyalizm veya kapitalizm, nereden başlarsak başlayalım aile önümüzde engel gibi duruyor. Varoluşun özündeki mekanik ve organik çatışması.