Ben Kendim Benliğim'deki bir yazıyı okurken geçenlerde Nautilus'ta okuduğum bir yazı aklıma geldi.

Yazıda madde bilinçli mi? diye soruyor.

Bilinç ve maddenin tabiatı iki temel problem. Her ikisinin de içinde olduğumuz için çözmesi imkansız sayılabilir. Fizik bilimi maddenin ve enerjinin özelliklerini incelerken, birbirleriyle ilişkilerine bakıyor. Işık hızını durduğun hıza göre ölçüyorsun, suyun donma sıcaklığını alkolün donma sıcaklığına göre ölçüyorsun, altın okside olmadığı için bakır gibi yeşermiyor ama ikisi de elektriği iletiyor -- gibi.

Ancak ışığın neden bir hızı olması gerektiği veya suyun donunca neden katılaştığı gibi meseleler -- maddenin özelliklerinin içkin olup olmadığına dair meseleleri daima mukayese ederek anlatabiliyoruz. Katılaşmak dediğimiz mesela başka katı cisimleri bildiğimiz için anlamlı, eğer kainatta hiç katı cisim olmasaydı suyun aldığı halin anlamı olmayacaktı.

Buna benzer bir problem bilinç için de var. Bilincin içkin tabiatını bilemiyoruz. Birisi baygın yatarken onun bilinçli olmadığını diğer bilinçli insanlara bakarak biliyoruz, bir köpeğin bilincinin varsa da insanlardan az olduğunu yine insana mukayese ederek biliyoruz. Bilinci kendimizde hissettiğimiz gibi başkasında hissetmemiz mümkün değil. Başkasının bilincini de ancak benim bu kendi bilincim sayesinde bilebiliyorum. Yoksa karşılaştığım herkes bir robot olabilir, kafaları benimki gibi çalışmıyor olabilir -- artık yapay zekanın yeterince gelişmiş olduğunu ölçen testlerimizi geçecek zekalar da ürettiğimize göre insanların da ezelden (yani ben doğduğumdan beri)) robot oldukları ve benim bu sahip olduğum hisse sahip olmadıklarını. iddia etseler aksini ispat edemem. Bilincin varlığı ve özelliklerine de mukayese yoluyla ulaşabiliyoruz yani.

Bilinç neden var? Nasıl ve neden ortaya çıkmış? Ben neden bir benlik sahibiyim? Bu hissi sadece kendimde hissediyor olmamın sebebi nedir?

Yazıda bu mesele için panphysicism diye bir fikir ileri sürmüşler. Bilincin, maddeye yayılmış elektronlar gibi yayıldığını ve maddenin de bilinçli olduğuna dair bir düşünce. Buna benzer bir şeyi David Deutsch gibi fizikçiler de söylüyor artık. Dönüp dolaşıp yeniden Animizm'e mi geldik?

Tam olarak öyle değil, çünkü varlığın hepsinin tek bilinç olduğu ve benim de bu bilincin içindeki bir bilinç olduğumu düşünmek belli nesnelerin daha çok bilince sahip olduğu anlamına gelmez. Ağaçların ve dağların bilinci, insanların bilincinden daha keskin veya daha güçlü değildir. İnsan bu bilincini ifşa edecek araçlarla donanmıştır, ağaçlar, kediler ve dağlar da kendi bilinçleri ölçüsünde kendilerini ifşa ederler.

Diyelim neticede aynı atomaltı parçacıklardan oluşmuş altının elektriği iyi iletmesi gibi, insan da varoluşun özündeki bilinci iyi iletiyor olabilir.

Bilincin böyle temel bir formda olması, maddeden daha temel bir etkisi olabileceğini de düşündürüyor. Dünyanın olduğu halde bulunmasının sebebi bilinci olabilir. Maddenin tabiatını anlamadığımız özelliklerinin sebebi bilinci olabilir. Evrim dediğimiz konu bile bilinç vasıtasıyla ilerliyor olabilir.

Tabii kainatın bilincini iyi ileten başka canlılar da olabilir veyahut biz onların bilincini anlayacak kadar bilinçli değilizdir. Robotlar bizim bilincimizi taklit ederek kendi bilinçlerine ulaşabilir mi veya hayvanların bazısı aslında bilinçli olduğu halde aynı dili konuşmadığımız için bilinçli geliyor olabilir mi?

Bunları sadece insan bilincine hapsolduğumuz için cevaplayamıyoruz.