Aşağıdakileri 2022'nin Mayıs ayında yazmışım. Bugün de yazsam aynısını yazardım.

Hikaye yazmalıyım diye kendimi dürtüklüyorum bazen. Bu yazılardan sıkıldım. Kendi gündemim kendimi sıktı.

Sonra hikayeyi ne üzerine yazacağımı düşünüyorum. İçinde iki zıt karakter olmalı, bunların çatışması olmalı ki hikaye yürüsün. Yoksa mıymıymıy insanlar gibi zorla itekleye itekleye gidiyor. Bu çatışma da en kolay birinin kadın, birinin erkek olmasıyla ateşlenir. Ota boka aşk hikayesi yazmaları bundan, lafı sonsuz ölçüde sündürebiliyorsun. 2 saatte bitecek hikayeden 200 saatlik dizi üretebiliyorsun.

Ancak kadın deyince kendimde artık bir yılgınlık farkediyorum. Kadınlar hakkında yazmak ve konuşmak bana fenalık vermeye başlamış. Erkekler hakkında zaten herhangi bir ilgim olmadığı için insanlık aleminin emen hemen yüzde doksanbeşi ilgim dışına çıkmış oluyor. Hünsa bir uzaylıyla aseksüel bir kaplumbağanın hikayesini geliştirmek de zor şimdi.

Kadınlar hakkında konuşmaktan neden sıkıldım? Münbit bir konu. neresinden ele alsan gideri var. Feminist sinyaller vermek için de imkan çok, mizojen sinyaller vermek için de. Erkekler daha yalınkat, onların hakkında konuşacak daha az şey buluyorum. Çok sigaya içip maç seyreden adamlar. Kadınlar öyle değil, onların carcarcar birbirinden farklı olmaya, olmak mümkün değilse de görünmeye ihtiyaçları var sanırım. Bu da cinsel rollerin dağılımıyla ilgili. Bir taraf arayıcı, özel olarak kendini daha dikkat çekici hale getirmesine gerek yok. Birine talip olduğunda geri çevrilmeyecek kadar kendine dikkat etmesi yeterli. Diğer tarafın bulunması için rakipleri arasında dikkat çekebilmesi lazım. Bunun için de farklı olması.

Kadınların birbirinin beğenmemesi ve zıt kutuplar gibi birbirine farklı konumlar almaya ayarlı olmaları da bundan herhalde. Genetik, biyolojik bir çeşitlenme var. Gerçi günümüzde kadınların da giderek birbirine benzediğini, aynı plastik cerrahın elinden çıkmış salak yüz ifadelerini kopyaladıklarılarını görüyoruz ama bu ayrı bir konu.

Ben işte bu kadınların hikayesini, onların dünyasını, dertlerini pek de umursamaz hale geldiğimi farkediyorum. Feminist sinyal verecek yaşı geçtim, altı yılı dolduran boşanma hikayemin başındaki kadın düşmanlığım da azaldı. Genel olarak pek güvenmiyorum ama bu insan olmalarıyla alakalı, kadın olmalarıyla değil. Erkeklere de güvenmiyorum ama bunu birbirimize sorun etmiyoruz.

O sebeple bu sıkıldığım konularda yazmaya devam ediyorum.