Gazete 9 Haziran 2018

Anthony Bourdain intihar etmiş. Çok seyretmedim ama ilginç bulduğum nadir yemekçilerden. Depresyondan kendini öldürmüş diyorlar.

Dışarıdan bakınca bu adamın yaşadığı ye iç gez hayatına özenmemek çok zor. 11 yaşında da kızı varmış. Neden intiharı seçiyorlar? diye soruyorlar.

İç boşluğu demek ki, yaşadıkları hayat bir maskeyi taşımayı ve o maskenin hiç düşmemesi için, devamlı çalışmayı, bu uğurda kendini feda etmeyi gerektiriyor. Ben etrafımdaki 10 kişiye iple bağlıysam, bu gibi insanlar milyonlarca kişiye halatla bağlı. Benim değişmek istersem koparacağım bağlar, en fazla bu bağlı olduklarım ama onların herhalde böyle bir imkanı yok.

Her şeyi bırakıp, iki adım geri atıp, hayatını nasıl istiyorsan öyle yaşamak mümkün olmuyor mu? İnsan ismine, cisminden fazla bağımlı olunca herhalde mümkün değil. Ben yapabilirmişim gibi geliyor, intihar edeceğime, buraya kadarmış der, tüm beni sıkan zerzevatı hayatımdan çıkarır ve en azından yaşamaya devam edermişim gibi. Belki de bu yüzden o kadar başarılı olamıyorum.


Endişenin hiçbir miktarı, az veya çok, olacak olaylara etki etmeyecektir demiş Alan Watts.

İnsanların endişelenmesi, endişelendiğini göstermesi, hayatı ciddiye aldıklarını başkalarına (ve kendilerine) göstermek için bir oyun. Bu bir dil, kendilerini bu şekilde ifade ediyorlar. Olaylar üzerinde endişenin bir faydası olmadığını anlamak için dahi olmaya gerek yok, bununla beraber diyelim, yarınki sınav için endişelenmesi gerektiğini düşünen insana, bu mantıklı sözün bir faydası yok.


ἐπιχαιρεκακία (epikhairekakia) başkalarının başına gelen dertlerden duyulan zevkmiş. Almancası daha bilinen bir şey, Schadenfraude.

İnsanın içinde dünyanın sıfır toplamlı oyun olduğuna dair bir his var. Ebedi adalet duygusunun dışa vurumu sanırım. Yeryüzünde insanların başına gelebilecek toplam iyilik ve kötülüğün eşit olduğuna inanıyoruz. Bu sebeple olacak, birinin başına gelmiş kötülük, bizim başımızdan savılmış oluyor, birinin başına gelen iyilik de, bizden kaçmış. Bazı durumlarda doğru, bir yarışmada sadece bir kişi kazanabilir, o kazanırsa ben kaybederim. Yine de genel olarak doğru değil, onun için muarızıma senin başına gelen kötülük, benim lehime değil dediğimde beni anlamıyor.