Yakalanmamak peşinde değiliz. Dünyayı bildiğimiz kadar onu da bilsek yeter. Kelimelerin ardından koşmak gereksiz. Yorgunsun ve nefesini tutamıyorsun. Uyumalısın.


Yedi kollu bir bebek. Arapmış. Çingenelerin elinde bulmuşlar.


Yakalanmaktan korkmasaydı nasıl davranırdı? Ebedi yaşayacağına inanmıyor. Ebediyete inançsız insanlar beni yoruyor. Birkaç sene için varlığın acısına dayanılır mı? Sonsuz değilse varlık ve bilinç neden var? Hepsi bir tuzak mı yoksa?


Zeminde bir yarık. Dünyadan aya üç roket indiğinde, ay harekete geçip dünyayı terkedecekmiş. Füzelere talak adını vermişler. Kesin bir ayrılık bizim de yörüngemizi bozacak. Bilimciler bu konuda kuşkulu.


Bir yokuşu beraber tırmanıyoruz. Elimden tutuyor. Ben yorgunum, her zamanki gibi uflayıp pufluyorum. Tepenin ardında daha çok yol olduğunu düşünüyorum. Karşıda bir göl ve orman görüyor. Bana anlattıklarından ben ormanın hayalet dolu olduğunu ve beni bağlayıp cehenneme atacaklarını düşünüyorum. Kaçma çalışıyorum. Elini bırakınca olduğum yere düşüp kalıyorum. Bana yardıma gelen yine o.

[Levha]