Belki de hepsinin sonu anlaşamıyor olmaya çıkıyor. Başka yerlere giden yolcuların gittikleri yeri övmesi gibi. Başka hayallerimiz var ve onları seviyoruz. Başka dünyaların insanıyız. Dünyamız, hayallerimiz, yollarımız farklı.

Aynı dünyaya hapsolmuş yaşıyoruz. Aynı dünyada birbirimizin nefesini paylaşıyoruz. Aynı dünyanın nefesi. Aynı cehennemin odunları. Aynı cennetin çiçekleri olmak zorundaymış gibi.

Farklı değiliz, aynı olamıyoruz, denk değiliz ama adaletsizlik hoşumuza gitmiyor. Dünyaya eşitlik getirmeye çalışıyoruz ama eşitlik bile kişiden kişiye değişiyor.

Dünya bizi tanımıyor, biz de dünyayı tanımıyoruz.

Aynı gemiye doldurulmuş hayvanlar. Aynı dili konuştuğumuzu sanıyoruz, aynı gemide olduğumuzdan aynı yere gittiğimizi sanıyoruz. Aynı amaçla bir araya toplandığımızı sanıyoruz. Bunların hepsi sanrı. Bir şeyler sanıyoruz. Hiçbirinden emin değiliz. Hiçbirinden emin olamayız.

Ne diyorduk?