Popüler olmadığında etkili olamazsın demiş. Etkili olmak istiyor muyum? diye düşündüm. Etkili olmayı neden istesem?

Etkililik bir güç işareti, insanlara istediğin gibi şekil verebiliyorsun. Seni dinliyorlar, istediğini yapıyorlar, bu da ego okşayıcı, belki tüm keyif vericilerden daha keyif verici.

Hayatımı kazanmak için mecbur olduğum bir etkililik var, tamamen etkisiz eleman olursam aç kalırım ve işimi yapmaktan keyif aldığım sürece etkili olmak da mesele değil. Ancak bunun dışındaki etkileme işleri beni yoruyor. Bunun sebebi ne olsa gerek?

Aşırı içedönüklüğün getirdiği bir durum olabilir. Prensip itibariyle günde beş kişiden fazlasıyla muhabbet kurmuyorum. Buna çocuklar ve annem de dahil olunca, etkili olmak korkuya dönüşüyor. Çünkü etkili olduğun insan, gördüğüm kadarıyla daha bağımsız olmuyor, bilakis bu beş kişilik kontenjandan birini ona tahsis etmek gerekiyor. Gereğinden fazlasıyla görüştüğümde işteki online toplantılara bile katılmak zor gelmeye başlıyor.

Bu dışarıdan biraz tuhaf görünebilir ama kendimi artık böyle kabul ettiğim için değiştirmeye çalışmıyorum. Yapabildiğim neyse, günde en fazla beş kişiyle yapmaya çalışıyorum. Bu da genellikle kendi işini kendim yapmaya dönüşüyor.

Etkili olmaya çalışmak bu kısıta ters.

Diğer mesele de söylediğimin doğru anlaşıldığından her zaman emin olamamak. Etki var ama doğru etki mi? Yaşadığım hayatın ve bunu destekleyen inançların ve fikirlerin benim için iyi olduğundan aşağı yukarı eminim. Ancak benim için iyi olması, hatta genel için iyi olması, bir şeyin belli bir insan için iyi olduğu anlamına gelmez.

Şeker bağımlılık yapan zararlı bir şeydir şeklinde bir inancım var mesela, bunun genel için de doğru olduğunu düşünüyorum, burada yazmaktan çekineceğim bir inanç değil. Ancak mesele bu inancı belli birine empoze etmeye, onu etkileyeme geldiğinde, gerçekten en önemli meselesi bu mu? diye aklıma geliyor. Böyle bir yol gösterme için bir insanı hayli uzun zamandır tanıyor olmam, yaşadığı dünyayı, asıl meselelerini biliyor olmam lazım. Bunu da ancak fert fert yapabilirsiniz, öyle battaniye laflarla herkesi ısıtmak mümkün değil. Ayrıca aramızdaki ilişkinin de müsait olması lazım. Çocuklara normalde abur cubur almıyorum, ancak bunun onların hafızasında babam bize hiç bir abur cubur almazdı şeklinde bir anıya dönüşmesini de istemiyorum, acil ve belirgin bir zarar görmedikleri, yaşıtları abur cubur yerken imrenmeleri de hayli muhtemel olduğu için anlatarak etkilemeye çalışıyorum. Her zaman işe yaramasa da.

Bunun için de etkiyi sadece insanların ihtiyacı olduğu ölçüde alabilecekleri kadar üretebiliyorum. Gördüğüm kadarıyla pek kimsenin de etkilenmeye ihtiyacı yok.