Son üç günde arabanın birini İstanbul'daki otoparktan çıkarken, diğerini Bursa'daki otoparkta duvara sürttüm. Kaportacılara çalışıyorum.

Normalde olmayacak bir şeyin üst üste iki defa olması bende panik demek.

Bu zihin dağınıklığının sebepleri ne olabilir? Yazmamak veyahut yazmak istediğim konularda yazmamak veya yazmaktan sıkıldığım konularda yazmak mı? Havalar mı? Internet mi? İnsanlar mı? Çok mu çalışıyorum? Az mı çalışıyorum? Kafam mı gidiyor? Sosyal medyayı bırakmam mı lazım? Yakında 5 yaşını bitirip 6'ya girecek boşanma davası mı uzadı? (Bu sonradan aklıma geldi, o kadar unutmuşum.)

Her iki kazada da önemsiz şeyler düşünüyordum. Birinde trafiği görmek için haritayı açmaya çalışıyordum, diğerinde bu AdBlue denen zıkkım yine neden bitti diye düşünüyordum. Bunlar normalde bana kaza yaptıracak kadar derin meseleler değil.

Son bir haftadır nefes alıştırmalarını bıraktım, ondan mı?

Eve kürek aleti aldım. Sabahları 15 dakika kitap okuyarak kürek çekiyorum. Hafif olduğunu düşünüyorum ama bünyeye fazla gelmiş olabilir. Metabolizma hızlanınca zihni de hızlandırmak, beden yorulunca beyni de yormak lazım belki.

İki konuda zor gelen hayırlar dedim, ondan mı? Maaşını beğenmediğim iş teklifini reddettim ama şu zamanda daha iyisini bulabilecek misin sorusunun cevabı yok mesela. Bir de olmayacak bir konuda hiç alışık olmadığım kadar net olmam gerekti. Onun da ne gereği vardı üzmeye safhasındayım hala.

Kafamı dolduran bu dalgınlığın bir sebebi olmalı ve bu sebep her neyse, belki az çalışmak, belki fazla çalışmak, inşallah yakın vadede çözülür. Yoksa dalıp gidip kendimi bir yerlerin dibinde bulmaktan korkuyorum.