Kimin nazarı değdi bilmiyorum. Biraz önceki hikayeyi yazdıktan sonra baktım, 1 Temmuz'dan sonraki her şey kaybolmuş. Sitenin yeni düzenlemesi ve yazılar. Şok.

Suçluyu tam olarak bilmiyorum ama muhtemelen yazıların PDF'lerini üreten betik bir şeyleri yanlış yaptı. Onun da nihai sebebinin birinin kem gözü olduğunu düşünüyorum ama dediklerine göre buralardaki en kem gözlü benmişim. Oh, ne güzel, her gün yazıyorum diye kendi kendime de nazar değdirmiş olabilirim.

Git faideli bir program. Revizyon kontrol sistemi. Yazılardaki değişiklikleri takip ediyor. Ben bu sitede hangi gün hangi kelimeyi değiştirmişim bulabiliyorum mesela. Yüzlerce insan aynı kod üzerinde bu sayede çalışıyor. Programları Word gibi araçlarda yazsak hayatımızdan bezerdik herhalde. Bu yazılımların çoğu da ortaya çıkmazdı. Ben de muhtemelen üşenir, yazmazdım.

İşte, Git vasıtasıyla teorik olarak bu sitenin beş-on tane kopyasının sağda solda bulunması lazım. (Siz de yazıların bir kopyasını https://github.com/eminresah/blog adresinden alabilirsiniz ama orayı henüz düzeltmemiş olabilirim, 1 Temmuz'daki hali duruyor şu an.) Yazıları yedeklemek için Git kullanıyorum ama bu yedekler de değişiklikleri birbirine otomatik aktarıyor. Bu da hataları da otomatik aktarmak demek.

Böyle bir şey en son başıma geldiğinde, sanırım sene 2008 civarıydı ve ben 2015'e kadar Git kullanmayı bıraktım. Sadece insanlara değil, yazılımlara da küsüyorum. Zaman içinde geçiyor. Yazılımları da affediyorum. Windows'la da seneler sonra yeniden barıştım mesela.

Bu arada Git Türkçe gibi okunuyor, gel-git der gibi. Gigabyte da cigabayt diye değil, gigabayt diye okunuyor. Gif de cif diye değil, gif diye. İngilizce'de giraffe (zürafa) gibi nadir bir iki örnek dışında gi, c ile değil, g ile okunur. Telaffuzunu bilmediği kelimeyi Türkçemize cigabayt diye kazandıran kimse, gigabayt telaffuzumu her anlamadıklarında veya anladıkları halde cehaletime güldüklerinde, benden hayli iyi dilekler alıyor.

Hasılı, bugünkü hikmet, aldığın önlemlerin kendisi sorun üretirse, ne yapacaksın? üzerine. Yazılar kaybolmasın diye yedeklersin, sonra yedekleme mekanizması onları siler. Kurtarıcı diye kucağına atladığın, senin için daha büyük tehlike.