Featured image of post menfez 85

menfez 85

Parayla ödev yaptırmak diye bir adet var bu memlekette. Bunun için çalışan insanlar var. Kimin suçlu olduğunu araştırmıyorum, bir şekilde herkesi asıl sorumlu görebilirsiniz. Öğrencilerin talebinin arzı yarattığını, arzın öğrencilerin talebini ürettiğini veya eğitim sisteminin bu saçma düzeni kurduğunu söyleyebilirsiniz.

Herkes parayla yaptırsa ne olur? Böyle bazılarının uyduğu, bazılarının uymadığı kurallara kimsenin uymamasının nihayetinde daha anlamlı olduğuna kanaat ettim. Kimsenin laftan anlamadığı durumlarda ortadaki saçmalığı daha çabuk sonlandıracak yol bu, kimsenin kendi ödevini yapmadığını, herkesin parasıyla yaptırdığını düşün. Bunun sonucu ne olur? Kimse ödev verip, bunları değerlendirmekle vakit harcamaz. Aslında olması gereken bu, ödevlerin %10-20’si bile parayla yaptırılıyor, bu konuda bir endüstri gelişecek kadar yaygınlaşıyorsa, o ödevlerin insanların diplomalarına, derecelerine etki etmemesi lazım.

İngilizlerin Doğu Hindistan Şirketi’ne memur yetiştirmek için icad ettiği eğitim kurumlarımızın sistemi 19. yüzyıldan beri değişmedi. Pandeminin getirdiği uzaktan eğitim mecburiyetine kadar önemli bir değişiklik olmadı. Uzaktan eğitimde de eski düzeni ekran yoluyla devam ettirmeye çalışmaktan başka bir değişiklik yapılmadı. Öğrenciler birbirleri yerine sınava giriyorlar, derste ekranın önüne başka bir ekran açıp ona bakıyorlar veya sınavlarda kopya çekiyorlar. Bunlar nadir olaylar değil. Genel manada eğitim sisteminin iflas ettiğini, asıl eğitimin artık YouTube veya Instagram’dan verildiğini gösteriyor benim için.

ABD’de mavi yakalı mesleklerin mensuplarının yaşları hayli yüksekmiş. Herkes işletme okumak için üniversitelere hücum edince, ortalıkta elektrik ustası kalmamış ve bu yüzden vasıflı işçi ve ustaların ekonomik durumları, beyaz yakalı plaza müdavimlerinden daha iyiymiş. Bizde de benzer bir trend mevcut.

Birkaç yıl önce işe alacak birilerini ararken, diploma ve eğitim şartı yazmadım. Yazılım işinde zaten o kadar önemli değil bunlar ve herhangi bir diplomaya güvenemeyeceğimi de zamanında asistanlık yaparken görmüştüm. Bir kriter etkili olmaktan çıktığında, hiç anılmaması daha uygun olur. Üniversiteler gibi, temelde kişisel marka veya network satarak geçinen kurumların artık eski değerleri yok. Çocuklarıma hayatta ne yapmayı istediğini bilmenin herhangi bir sınavı geçip, okul okumaktan daha önemli olduğunu anlatıyorum. Amaç ve hedef varsa, dünyayı, medeniyeti bir milimetre ileriye taşımak gibi bir hedef varsa, bu YouTube videosu çekmek veya Instagram’da mağaza açmak gibi bana hayli uzak faaliyetler de olsa, herhangi bir okulda senelerce öğrenci olmaktan daha anlamlı geliyor. (İşini iyi yapan Youtuber olmak da zor tabii, binlerce insanın olmaya çalıştığı yerde hem emek, hem yetenek, hem vizyon, hem şans lazım.) Statü olarak, falanca üniversiteyi bitirmek hala bir değer veriyor, devletteki çoğu işi de o diplomalar olmadan yapamıyorsunuz. Bunlar doğru. Yine de kendini devletten ve sıkıcı bürokrasilerden uzak bir yerlere konumlandırabilmenin eksi değil artı olduğuna kanaat ettim bir süredir. Daha zor ama daha anlamlı bir hayat.

Bir şekilde bir diploma sahibi olmak, o alanda bir başarıyı doğrudan getirmiyor. Problem çözmek veya bir şeyler üretmek gibi net başarı kriterleri varsa, bir insanı o kriterlerden sınava sokmak daha iyi. Bir garson arıyorsan, siparişi nasıl alıp, hesabı nasıl tuttuğuna, kimin hangi yemeği istediğini hatırlayıp hatırlamadığına, stres anında ne kadar sakin kalabildiğine, sorunlu müşterileri mekandan nasıl uzaklaştırabildiğine bakarsın. Bu insanın 20 yüzyılın ilk yarısında garsonluk mesleği hakkında doktora yapmış olmasının hemen hiçbir anlamı yoktur.

Eğitim sisteminin bu günlük, somut ihtiyaçlara göre şekillendirilmesi gerekir, 100 yıl önceki ihtiyaçlara göre değil. İnsanların aynı işi yıllarca yaptıkları ekonomik iklim de kalmadı, bir yere girip birkaç ay çalışıp, sonra başka bir iş yapmanız gerekebiliyor. Kariyer değişiklikleri sıklaştı. Eğitim aldığımız meslekleri yapmıyoruz ve yaptığımız işlerde eğitim al(a)mıyoruz. Çocukları yıllarca okullarda tutmanın tek önemli gayesi, yaramaz keçileri ağılda tutmak, yoksa bu çocukların o zamanda yaptıklarının hayatlarına etkisi sıfır, belki de sıfırın altında. Çünkü eğitim sistemine girip yontulduktan sonra çoğunun hayatla doğrudan bir ilgisi de kalmıyor. Parayla ödev yaptırınca başardık sanıyorlar. Yazık.

Emin Reşah - Her Hakkı Mahfuzdur
Built with Hugo
Theme Stack designed by Jimmy