🔵 Gün hakkında yazmaya başlamak için geç bir saat. Neredeyse gece yarısı ve normalde bu saatlerde uyumuş olman gerek.

🟩 Nedense uykum yok. Dolunay etkisi olabilir, veya kahve artık beni uyutmuyordur. Arada bir kaçamak yapıyorum. Yazı kaçamağı.

🔵 Uykunun yazıdan önemli olduğunu söylüyordun.

🟩 Yazıdan değil de insanlardan. Daha doğrusu sağlığım herhangi birinden daha kıymetli olmalı diye düşünüyordum.

🔵 İnsanların bazısı bunu bencillik olarak algılıyor. Kendi uykuna önem vermeyi.

🟩 Doğru. Bencillik gibi duruyor dışarıdan ama kırk yılı aşkın dünya maceramda uykumdan feragat edip de yapmaya çalıştığım şeylerin nihayetinde işe yaramadığını çok gördüm. Hastan varsa, çocuğun varsa, birine gerçekten yardım etmek, yanında bulunmak gerekiyorsa, evet, rutin düzenini, uykunu bırakman gerekir. Ama sohbet etmek, internette dolaşmak, ödev yapmak, kavga etmek veya ilişki konuşmak gibi mevzuların uykudan mühim bir tarafı yok.

🔵 Ne zaman konuşmayı tercih eder beyefendimiz?

🟩 Neyi?

🔵 İlişki konuşmalarını hangi saatlerde yapmayı tercih edersiniz, mesela?

🟩 Onları hiçbir zaman konuşmayı tercih etmiyorum artık. İletişimin temelindeki güven yoksa, konuşmanın da anlamı yok. Uzun uzun konuşmaların gittiği yerlerin hepsinde haksız çıkacağımı da öğrendim yıllar içinde.

🔵 Meseleler nasıl çözülecek konuşmadan?

🟩 Çözülmeyecek. Sorunların çözülmek için olduğunu kim söyledi? Amaç çözüm olsa bile konuşarak da çözülmüş olmuyor. Eğer ortada bariz ve somut bir mesele varsa, düzeltme iradesi de varsa, gereken iletişim en fazla üç beş dakikadır. Mesele bariz ve somut değilse, yani bir taraf soyut bir takım kriterlere göre kendini rahatlatmak için konuşacaksa veya düzeltme iradesi yoksa, günlerce, aylarca sürecek bir konuşmanın çıkacağı yer de nihayetinde aynı. Konuşmayarak o çıktığı yere daha kısa yoldan ulaşabiliyorsunuz. Bunu da yıllar içinde öğrendim.

🔵 Kendini anlatmayı sevmediğini söylüyorlar. Bu da itirafı oluyor.

🟩 Bence doğru değil bu, bak bu yazılar da şahit. Bir insanın beklediği sözleri beklediği şekilde söylemediğim için kendimi ifade etmemiş sayılabilirim ama anlamak isteyen için hayli açık bir insanım bence.

🔵 Anlamak istemiyorlar, diyorsun?

🟩 Herkesin bir gündemi var, karşısındakini de bu minvalde dinliyor, okuyor. Söylediğin sözler karşındakinin gündemiyle ilişkili değilse, iletişim kurmamış oluyorsun.

🔵 Aynı şey senin için de geçerli olabilir. Sen de kendi gündeminden olmayan bir insana kulak vermiyorsun.

🟩 Doğru. Bu çağın yalnızlığının bir sebebi de bu. Her insanın kendi dünyasında kendi gündemini takip etme imkanı var. Bir araya gelip, ortak gündem oluşturacak sabır ve imkan az. Ben de bu açıdan farklı değilim. İmkanım daha çok hatta, Türkiye'ye dair haber okumadan, tamamen kendi gündemimde yaşayıp gidebiliyorum.

🔵 O zaman yalnızlık şaşılacak bir sonuç değil.

🟩 Değil tabii ki. Kendim için şaşırmıyorum zaten. Beni geren güvenmenin giderek zorlaşması.

🔵 Neden güvenmiyorsun? Kime güvenmiyorsun, bir de.

🟩 Kadınlara, erkeklere ve diğerlerine, genel olarak. Güvenin sevgiden daha önemli olduğunu zaten biliyordum, ancak bu kadar jinofobiye yol açacağını tahmin etmemiştim.

🔵 Jinofobi kadın korkusu mu oluyor? Hepsinden mi korkuyorsun? Mizojini gibi bir şey mi?

🟩 Korku değil de, güvensizlik. Mizojini daha sosyal içerikli bir şey. Benim şu sıra hissettiğim tekil şahsımla alakalı. Sokakta görünce yolumu değiştiriyorum manasında bir korku da değil.

🔵 Ne korkusu? Bunların derdi sadece para korkusu mu?

🟩 Hayır, o kadar basit insanlarla karşılaşmadım. Nihayetinde bir şekilde mevzu hep ekonomiye intikal ediyor, o doğru, ama derdi sadece para değil. Aslında belki sadece para olsa, daha kolay bile olabilir güvenmek.

🔵 Sadece para olsa nasıl daha kolay olabilir?

🟩 Sadece para olsa bilirsin ne kadar harcayıp, karşılığında ne alacağını. Beni kadınların maddi beklentileri konusunda geren, girdiğim yarıştaki belirsizlik oluyor. Yoksa benim ücretim şu diyen kadınla da işim olmaz ama öyle bir durumda hesabını daha net yapabilirsin. Beni rahatsız eden, bu hesabın asla açıktan konuşulmadığı halde, hemen tüm davranışlara etki ettiği durumlar.

🔵 Bunu anladığımı sanmıyorum.

🟩 Özgürlüğüme neden düşkün olduğumu soruyorum kendime. Neticede o kadından bu kadına koşayım, birim zamanda en çok sevgiliyle takılayım kafasında biri değilim ama bu özgürlük merakı nereden geliyor? Bunu düşündüm.

🔵 Nereden geliyormuş?

🟩 Anladığım kadarıyla biri beni hamster tekerleğine itmeye çalıştığında geri geri kaçıyorum. Özgürlük merakından çok kafes korkusu.

🔵 Hamster tekerleği, içinde koşup durdukları tekerlek mi?

🟩 Evet, İngilizce de rat race demişler, fare yarışı. Kariyer yarışı da diyebiliriz herhalde. Dışından bakınca çok anlamsız ama içinde çok heyecanlı yarışlar işte. Fare yarışı.

🔵 Seni buna mı sokmaya çalışıyorlar?

🟩 Bilinçli olarak mı yapıyorlar, emin değilim ama yaptıklarının sonucu oraya çıkıyor. Bunun sadece benim başıma gelen bir şey olduğunu da sanmıyorum. Gördüğüm kadarıyla ilişkide kadın tarafı devamlı bir maddi beklenti oluşturarak erkeklerin daimi borçlu olmasına çalışıyor. Falancanın şusu var, filancanın busu var yarışı, filanca müdür olmuş, filanca evini yenilemiş yarışı.

🔵 Bunun sadece kadınlara mahsus bir durum olduğunu sanmıyorum. Hatta erkeklerin genelde daha rekabetçi olduğunu düşünürsek, fare yarışı dediğin bu durum daha çok erkeklerin kendi isteğiyle girdiği bir şeye benziyor.

🟩 Bu doğru olabilir. Cinsiyeti olmayabilir veya erkekler de gerçekten daha çok böyle bitmeyen yarışlara girmeye meraklı olabilir. Yine de şahsi tecrübemi anlatıyorum. Erkeklerin girdiği bu yarışlardan uzak durmam daha kolay. Kişisel bir karar oluyor. Yarışa girmiyorum.

🔵 Erkeklerinkinden uzak durabiliyorsun ama kadınların seni soktuğu yarışlardan uzak duramıyorsun?

🟩 Neticede bir yarışa girip girmemek kendi kararım olduğunda, bunun kadınla veya erkekle bir alakası yok. Ama erkekler onlar için yarışa girmemi istemiyor, eğer onlarla (veya onların menfaatine) başarılar kazanmazsam beni terketmeye kalkmıyorlar. Kadınlarla ilgili bahsettiğimse, kendi girdikleri veya girmeyi reddettikleri yarışlar değil. Erkeklerin onlar için yarış kazanması gerektiğine, bir şekilde didinmesi gerektiğine inanan çok kadın var.

🔵 Erkekler yarışır ve kadınlar da bitiş çizgisinde bekler, gibi mi?

🟩 Onun gibi, evet. Kadınlar sadece bitiş çizgisinde beklemiyor, yarışı da takip ediyor. Yarışmazsan, yarışmayı reddedersen, o da seni reddediyor.

🔵 Bu redpill edebiyatından fazla etkilendiğini görüyorum. Hypergamy kadının işletim sistemidir diyenlerden.

🟩 Redpill'cilerin kadın modellerinin her zaman, her durumda, herkes için doğru olduğunu sanmıyorum. Ancak kadın davranışlarını ortalıktaki cevaplardan daha iyi açıkladığı da kesin. Hypergamy de bu açıdan mantıklı bir kavram. Kadınlar genlerini uzun vadede en güvenli olacak erkekle paylaşmak istiyor olabilir, bu da sosyal statü, ekonomik güç veya sağlık gibi faktörlerle ilgili olabilir. Burada bir kusur da göremiyorum, tabiat böyle, tabiatla kavga etmenin alemi yok.

🔵 Eee, neden şikayet ediyorsun o zaman?

🟩 Şikayetim edebiyata veya lafa gelince oyunun sonsuz olduğunu, ilişkinin ebediyete kadar sürmesini istediklerini iddia ederken, aslında basit, sonlu, net amaçları olan bir oyun oynamaları.

🔵 Bence burada yanlış anladığın şey yarışın sonlu olduğunu kabul etmen. Oyun bahsettiğin yarış kadar sürüyor olamaz mı?

🟩 Bunu böyle düşünmemiştim ama olabilir tabii. İnsanlar arasındaki arkadaşlık oyunu sonsuz bir oyundur, alışveriş gibi sonlu değildir. Diyorsun ki, beni ittirdikleri ve girmek istemediğim için sıkılıp ayrıldığım yarışların sonsuz olduğunu kabul edersek, oyun da sonsuz olur?

🔵 Evet, onun gibi. Belki anlayışındaki bütün yarışlar sonludur ve illa bir yarışı kaybedersin anlayışının etkisidir oyunları sonlu görmen. Kadınlar için sonsuz bir oyun var ve bu senin yarışıp durman bu oyunun parçası. Daha çok kazanacak, daha müreffeh olacaksın, onlara daha iyi bakacaksın ve onlar da oyunlarını sonsuza kadar devam ettirecekler.

🟩 Bu aşağı yukarı benim söylediğim zaten. Yarış doğal olarak bir yerde biter, ölürsün biter, kaybedersin biter veya sıkılırsın biter.

🔵 Belki daha motive olduğun yarışlar bulmalısın. Böyle yarış nasılsa bitecek diye yaşamak, ömür nasılsa bitecek diye yaşamaya benziyor. Doğru ama faydasız.

🟩 Bunu düşünmeliyim biraz, evet.