Virgül 11 Ocak

Allah’ın bilgisiyle insanın bilgisi aynı türden bilgi midir?

Benim de arada sırada kendimce spekülasyon yaptığım oluyor, tikeller ve tümeller meselesinde tikelleri ayrı ayrı tam olarak bilen bir Tanrı’nın tümelleri bilmesine ihtiyacı yoktur demişimdir buralarda ama bu da bir spekülasyon tabii.

Allah’ın bilgisi dediğimizin nasıl bir bilgi olduğunu bilmiyoruz. Biz insanî bilgiyle tanışıyoruz, o da her zaman bir bilen gerektiriyor ve bu bilen de kişi oluyor. Allah’ın kişilliği, insan kişiliğine benzemediğine göre, el-Alîm olan Allah’ın da bizim bilgimiz gibi bildiğini söylemek, fazla iddialı duruyor. İnsanın yaratılmış olduğu gibi, bilgisinin de yaratılmış olduğunu ama bunu Allah’ın bilgisi için söylemenin mümkün olmadığını, Allah’ın bilgisinin mahiyeti konusunda konuşmanın hemen hemen imkansız olduğu için de kader olsun, imtihan olsun, bu gibi konularda söylenenlerin sadece spekülasyon olabileceğini düşünüyorum.

Özgür irade muhtemelen bir vehimden ibaret. İnsanlar bir şekilde karar verip, sonra bunun özgür olduğuna dair kafalarında bir hikaye yazıyorlar ve bizim öznel olarak kendi irademizi ve kaynaklarını bilmemiz hemen hemen imkansız. İstiyorum ama bu istediğimin kaynaklarını bilmiyorum ve bu durumda özgür olmam nasıl mümkün?

Bu durumda insanların bilgisiyle, Allah’ın bilgisini mukayese edip, Allah geleceği biliyorsa, neden bizi yarattı ve imtihan etti? demenin de çok anlamı yok. Bizim geleceği ve geçmişi bilişimiz, her zaman bir zihin vasıtasıyla, Allah’ın bilgisinin bununla sınırlanmış olduğundan bile emin olmak mümkün değil.

O halde Allah bizim ne yaşayacağımızı bilir mi? Evet ve hayır. Evet çünkü bilir, hayır çünkü bu bilgi biz yaratılmışların bilgisi gibi değildir ve biz yaratılmışların, yaratılmış bilgiyle muhatap olması için bizim, zihnimizin ve sair şartların da yaratılmış olması gerekir.