Virgül 11 Eylül #1

Ruhumun gizli köşesi. Sayılan ve sayılmayan tüm kelimeler, açılan ve açılmayan tüm kutuların, üzeri mühürlü tüm anıların bir yeri olduğuna inanmak. Adını herkesten sakladığım bir mücevher gibi gizlilerde andığım kadın.

İnsanın gördükleri göreceklerinin teminatı değil. Kendini tanımak için neler görmen gerekiyorsa, onları görüyorsun. Yapmam dediklerini yapman, yaparım dediklerini yapamaman lazım. Oturduğun yerden ahkam kesmek kolay, insanlara akıl vermek, onlara şudoğrudur buyanlış demek ve yeryüzünde kendini, bir eksen, bir yalıtıcı, bir hakikat numunesi görmek...

Sonra şaşmak tabii, kelimelerin hepsinin bir tebessümde erimesi. Ruhların anlaştığı yerde, kelimelerin susması, senin lego gibi kelimelerle inşa ettiğin bütün o binalarının bir anda temelinden sarsılması. Neye inanıyorum? sorusuna sadece bundan sonrasını kelimelerinden inerek katedebilirsin cevabını duymak.

İnsanın kendiyle meşgul olmasının en güzel tarafı hiç yanlış yapmaması. Kendim ve ben çok iyi anlaşırdık, artık kendim ve ben sanırım o kadar da iyi anlaşamıyoruz, ben bir yana çekiyor, kendim başka yana... Benliğin içindeki meclis ateşli tartışmalar yapıyor, ben kendime uyarılar ve muhtıralar, kendim bana ithamlar ve hikayeler gönderiyor, emin olduklarım eriyor, eriyenler buz tutuyor ve dünya ters dönüp, yeni bir kalıba giriyor.