Virgül 22 Şubat #1

Yazılacak ne kaldıysa, hepsinden daha gerçek olan gözlerinin önünde. Okumak insanı gerçeklere yaklaştırır mı, uzaklaştırır mı? Yazı seni hayatın kendisinden uzaklaştırır ama yeni bir gerçeklik mi üretir? Bu gerçekliğin kendisinden daha elim ve daha vahim olan bir şey varsa, sahteliğin herhangi bir gerçeklik için geçerli olduğu gibi, yazı gerçekliği için de geçerli olduğudur.

Gerçek dediğimiz tutarlılıktır. Her metin kendi içinde bir tutarlılık yaratır. Bu tutarlılık kainatın tutarlılığı kadar kaim ve sağlam değildir. Yazı sadece kendi içinde geçerli, onu okuyup hayal edebilenlerin kafasında mevcut bir gerçek üretir. Bu gerçeğin, kainatın gerçeğine uyması gerekmez, zaten çoğu zaman da uymaz.

Ancak bazıları yazı gerçekliğini, kainatın gerçekliğinden üstün tutmaya çalışır. Bunun amacı da, yazı gerçekliğinin bilinmeye ve aktarılmaya daha uygun olmasıdır. Hayatın hakikatini başkasına öğretemezsin ancak bilgi dediğimizi öğretebilirsin.

Kolay olan her şey gibi, yazı gerçekliği de, kainatın gerçeğine nazaran daha popülerdir. İnsanlar bir fikrin mantıklı olup olmadığını, bunun hakikat olup olmadığından daha kolay konuşur. Bazıları hakikatin ne olduğunu da bilmez, onu yazının gerçeğiyle karıştırır.