Virgül 1 Mart #1

Yazılacak ne kaldıysa, hepsinden daha gerçek olan gözlerinin önünde. Okumak insanı gerçeklere yaklaştırır mı, uzaklaştırır mı? Yazı seni hayatın kendisinden uzaklaştırır ama yeni bir gerçeklik mi üretir? Bu gerçekliğin kendisinden daha elim ve daha vahim olan bir şey varsa, sahteliğin herhangi bir gerçeklik için geçerli olduğu gibi, yazı gerçekliği için de geçerli olduğudur.

Gerçek dediğimiz tutarlılıktır. Her metin kendi içinde bir tutarlılık yaratır. Bu tutarlılık kainatın tutarlılığı kadar kaim ve sağlam değildir. Yazı sadece kendi içinde geçerli, onu okuyup hayal edebilenlerin kafasında mevcut bir gerçek üretir. Bu gerçeğin, kainatın gerçeğine uyması gerekmez, zaten çoğu zaman da uymaz.

Ancak bazıları yazı gerçekliğini, kainatın gerçekliğinden üstün tutar. Bunun amacı da, yazı gerçekliğinin bilinmeye ve aktarılmaya daha uygun olmasıdır. Konserve gerçeklik. Gerçek yiyecekleri yetiştirip, hazırlayıp, yemek paketli gıdayı tüketmekten zordur. Ayrıca gerçek yiyecek genelde daha yavan gelir, gerçeklik de böyledir, insanlara kitabi masallar anlatırsanız sizi daha çok severler, onlara gerçek gözünün önündekidir dersen seni dinlemeyeceklerdir.

Kolay olan her şey gibi, yazı gerçekliği de, kainatın gerçeğine nazaran daha popülerdir. İnsanlar bir fikrin mantıklı olup olmadığını, bunun hakikat olup olmadığından daha kolay konuşur. Bazıları hakikatin ne olduğunu da bilmez, onu yazının gerçeğiyle karıştırır.

Hayatın hakikatini başkasına öğretemezsin çünkü o bilgi değildir.