Virgül 9 Mart

Bir süredir yüz tanıma programı yaptığım için yazmayı ihmal ettim. Kendimi unutacak kadar bir işle meşgul olmanın, dert ve tasaya en iyi deva olduğunu ve yazının da bunun için faydalı olduğuna kanaat ettim. Burayı yazmak yerine program da yazsam olur sanırım.

Mektuplara cevap veremiyorum, kusuruma bakmayın, onun da sebebi yetişmesi gereken bu program.


dervaze için biri aradı, bunun offline hali de olsa çok güzel olur dedi. 2 senedir ne offline, ne online haline bakabiliyorum, sanırım çok da ilgimi çekmiyor artık.

Tarih ve tarihçilerle münasebetimin bunda biraz etkisi var, bir de Osmanlı'nın artık karikatürize edilmesinin. Bu işlerdeki özentilik miktarı mide bulandırıcı seviyeye ulaştığı için konuya dahil olmak istemiyorum. Mesela ortalıkta Osmanoğlu diye dolaşanları görünce, Kemal Paşa'nın kurduğu cumhuriyete biraz daha pozitif bakmaya başlıyorum. Bunların bir de padişah, sultan, şehzade olduğunu düşün.

Âl-i Osman Devleti devri için çalışan ve 1700'lere kadar da yürümüş bir sistem kurmuş. Devşirme ve tımar sistemi denebilir sanırım. Mülkün nasıl idare edileceğine dair zamanı için ileri ama en radikal osmanlıcının bile bugün içinde yaşamak istemeyeceği bir sistem. Bugün bize düşen, o zaman yapabildiysek, bir kez daha yapabiliriz demek. Eşyanın, gücün ve mülkiyetin nasıl üretilip, nasıl dağıtılacağını belirleyen bir sistem. Bunun yerine konuyu kahramanlık tefrikasına çeviriyorlar.

Kahramanlık dediğimiz şey, bazı durumlarda, bir ve iki defa işe yarayabilir ama kahramanlık üzerine medeniyet kuramazsınız. İnsanların kahramanlık göstermesi için diğer zamanlarda adalete inanmaları ve doğru tarafta olduklarına inanmaları gerekir. Osmanlı goygoyu o kültürle yetişmiş insanları bir defa etkiliyor olabilir ama devamlı olarak aynı masalları anlatmanın artık çıkar yolu yok.