Virgül 22 Nisan

İnsanlar hakkında ya iyi düşünür, ya kötü. İyi düşünüyorlarsa, zaten açıklamana ihtiyaç duymazlar, sana güvenirler, kötü düşünüyorlarsa da dinleyecek değiller, ne kadar açıklarsan açıkla, sen zaten suçlusun.

Üçüncü bir grup daha var. İki kısım değil, üç kısım. Ve ayrıca kimse kimsenin hakkında o kadar da iyi düşünmez: Hepimiz günahkar insanlarız ve pişmanlığa ihtiyacımız var, sevdiğimiz insanlarda da bu pişmanlığı görmek isteriz.

Kimmiş o üçüncü grup.

Bir savaş alanında üç sınıf yaralı vardır: Ya ölmüştür veya çok ağır yaralıdır ve müdahale etsen de kurtaramazsın, ya da yarası hafiftir ve muharebenin sonunu bekleyebilir... Bir de müdahale etmediğin zaman ölecek ama müdahale edersen yaşayabilecekler vardır. Onlarla ilgilenirsin en çok. İnsan ilişkileri de böyle, savaşı bırakıp kaçamazsın, zaten elimden bir şey gelmez. Onun yerine kurtarma ihtimalin olan ilişkilere bakman gerekir: Onların yaralarını, endişelerini tedavi etmen.

İnsanların çoğu sana dost veya düşman değildir. Duruma göre yakın veya uzak davranır. Açıklama bu üçüncü grup için gerekli, onların yakın durmasını istiyorsak. Yoksa tabii ki kimsenin kimseye bir borcu yok.