Virgül 18 Ocak

Yeryüzünde bir karışıklık varsa, güçlü olan ahlaklı davranmadığı içindir.

Zayıfın ahlak gibi bir şansı yoktur, onun yapmayı düşleyebileceği sadece güçlenmektir. Modern hayatın ahlaksızlık yaymasının sebebi de bu belki, insanlara ne kadar zayıf olduklarını ve hayatlarının ne kadar küçük olduğunu anlatıyor. Küçük olduğunu bilen insanın ilk yapmak istediği büyümektir. İnsanlar büyümenin kavgasında ahlakı bir tarafa bırakırlar.

Devletler de böyle. Amerika güçlü olduğunu biliyor ve sadece bulaşmayarak da olsa Ortadoğu’ya huzur getirebilme ihtimalini bir yana bırakıp, 50’lerden beri, Musaddık darbesinden beri burada. Belki bu da başka bir zayıfın, İsrail’in güçlenme telaşındandır ama güçlü olanın bir yandan da ayık olması gerekir.

-meli, -malı ile biten cümleleri sevmem. Güçlüler adil olmadıklarında insanlara tek yolun güçlenmek olduğunu ve başka türlü haklarını asla alamayacaklarını anlatmış olurlar. İnsanlar da direnmeye devam eder, bir şekilde, o savaşı kazanıncaya dek. Güçlülüğün devamı paradoks gibi güçlü olduğunuzu unutturarak mümkün, Birleşik Devletler’in hegemon olduğunu düşünmek, onun böyle davranması, 2001’den beri delirmiş bir fil gibi daima kendine düşman araması bize bitmeyen savaşımızı hatırlattı. Amerika bize adil olsaydı, biz de onun güçlü olduğunu unutabilirdik, şimdi onun kadar güçlü olmak veya onun gücüne muadil bir güce dayanmak için ondan kopuyoruz.

Türk devletinde de bu arıza mevcut. Eskiden de mevcuttu, İmparatorluk bu yüzden yıkıldı, şimdi de mevcut ve muhtemelen bu yüzden yüz senedir aynı savaşları yapıyoruz. Devlet güçlü olduğu yerde bile adil olmayı tercih etmiyor. İnsanlar birkaç yıl için gömdükleri silahların yerlerini unutmuyorlar. Savaşlarımız hiç değişmiyor.