Blogun Ölümü


2005-2007 civarında insanların yazacak bir şeyleri vardı da, artık yok
mu, yoksa o zamanlar da yoktu da Facebook ve Twitter'ın gelmesi
insanların ne istediğini anlamasına mı yol açtı bilmiyorum.

Google'da artık "tumblr" diye arıyorlar, *blog kabristanı tumblr.* Orası
da, tabii ki, *tüketimin* üretimden çok daha kolay olduğu bir yer.
Çünkü, malum, dashboard'ı açınca insanın yazı yazmaktansa aklına dar bir
deredeki resimleri layklamak ve yeniden paylaşmak geliyor.

İçerik üretmek her zaman zordu, Internet bize bunu yeniden öğretiyor.

~6::20
~~~~~~

ahlakın metafiziğinden çok fiziğiyle ilgiliyim.

~6::22
~~~~~~

Bazı kitapların güzel olduğunu ilk sayfasından anlarsınız. Pirsig'in
*Lila'sı* da böyle bir kitap.

~6::24
~~~~~~

Şu sıralar hayatımdaki ödül ve işin yerlerini değiştirmeyi deniyorum.
Önceden ödül olanları iş olarak, iş olanları ödül olarak yapıyorum.
Bakalım bir değişiklik olacak mı.

~6::26
~~~~~~

Kapılardan, bacalardan ve duvarlardan uzanan kafalar.

~6::30
~~~~~~

Yaşa, rütbeye, teyzeliğe ve ablalığa gereğinden fazla dikkat ediyorsun.

~6::33
~~~~~~

Zamanın seninle ilgili planları var. Benimle ilgili olduğu gibi. Kim
gider, kim kalır, kim ızdırabın pençesinde kabuslarla uyanır ve kim
kendini bir teknede günlerce yıldızları seyrederek teselli etmeye
çalışır, bilemiyoruz.

~6::38
~~~~~~

Kendimi ne şekilde tekrar edeyim?

~6::40
~~~~~~

Vonnegut 'Kahkaha ve gözyaşı bitkinlik ve şaşkınlığa verilebilecek
tepkilerdir; kahkahayı tercih ediyorum çünkü temizlemesi daha kolay'
demiş.

~6::41
~~~~~~

Kendini yorma konusunda çok yetenekli bir insandır.

~6::43
~~~~~~

Kim olduğunu bilmediğim insanların adları var kafamda.

~6::46
~~~~~~

Bilgili görünmek önemli olduğunda, bilgili olmanın önemi zayıflar.
Ölçülebilir bilgi, hikmetin en büyük düşmanıdır.

~9::7
~~~~~

Uyku alanını sinirle terkettim. Bir saate yakın bir zamandır uyumaya
çalışıyorum ve bu kadar uğraşmamın sebebi kendime çizdiğim çizgiler.
Doğru bir iş değil bu. Uyuyamıyorsan kalkar çalışırsın. Yapacak dünya
kadar iş, okuyacak ve yazılacak tonla metin var. Nedir senden çektiğin
içimdeki plancı.

~9::14
~~~~~~

/it's better to know a lot and say little, than know little and say a
lot/ (p. 36)

~9::23
~~~~~~

Benden beklenen nedir? Kendimi inşa etmek mi? Tanımak mı? Ortaya
çıkarmak mı? Örnek olmak mı? Nedir?

~9::23
~~~~~~

Peyote. Halusinojen.

~9::33
~~~~~~

/Indians don't talk to fill time. When they don't have anything to say,
they don't say it./ (p. 51)

~9::39
~~~~~~

/Lila/ çabuk biteceğe benziyor

~9::41
~~~~~~

Kapılar, aynalar, kapı kolları, yeni çizilmiş ve silinebilir resimler,
kapıdaki kıymıklar, sineklerden kalanlar, pervazın üstündeki toz, güneşi
çok gören taraftaki sararma.

~9::54
~~~~~~

/The problem wasn't that it wasn't true. The problem was that nobody was
interested./

~9::56
~~~~~~

Kitaptaki antropoloji eleştirisi ilginç. İnsana ve değerlerine fiziksel
bilim usulleriyle yaklaşılmasının anlamsızlığını anlatıyor.

~9::58
~~~~~~

/Faturanın üstüne el yazısıyla bir not düşüp teşekkür ettiğinde,
müşterinin tekrar alışveriş yapmasını %80 ihtimalle artırıyorsun. Bu
sebeple işi sırf bu notları yazmak olan birini tuttuk./

~9::59
~~~~~~

Hayatla ilgim teorik.

~10::14
~~~~~~~

Bir kitap hakkında *spoiler* verebiliyorsanız, aslında o kitabın
okunmaya değer olmadığını da söylemiş olursunuz. Özetlendiği için *gazı
giden* kitaptan zaten bir hayır gelmez. Bir kitap, hikayenin gidişatını
bildiğiniz halde kendi okutamıyorsa, birinci sınıf bir kitap değildir.
Belki filmler için de benzer şeyler söylenebilir.

~10::20
~~~~~~~

/The whole field of cultural anthropology is a house built on
intellectual quicksand. As soon as you try to build the data into
anything of theoretical weight it sinks and collapses./

~10::28
~~~~~~~

/Some of the most honored philosophers in history have been mystics:
Plotinus, Swedenborg, Loyola, Shankaracharya and many others. They share
a common belief that the fundamental nature of reality is outside
language; that language splits thinks into parts while the true nature
of reality is undivided Zen, which is a mystic religion, argues that the
illusion of dividedness can be overcome with meditation./ (p. 72)
Hakikatle ilgili düşündüğümün özeti burada. /Bilgi onu tarif edemez,
çünkü bilgi bilen ve bilinen yaratır ve bu hakikatin tabiatındaki
birliği aksettiremez. Hakikat bilen ve bilinenin bir olduğu noktada
ortaya çıkar./

~10::33
~~~~~~~

Hakikat ve Gerçek üzerine yeniden yazmak lazım belki. Gerçek algıların
insicamına dayalı bilgi, Hakikat ise bu bilginin ardındaki, Gerçeği
üreten, ihata eden, bir algıyı inşa eden, varlığın özündeki tarifsizlik.
Buradan alıp, bilimin Gerçek için önemi ve Hakikat için önemsizliği
anlatılabilir.

~10::35
~~~~~~~

/Hakikat olarak sunulanın Gerçek'e uygun olması, ondan dolayı çelişkiye
düşmemesi gerekir. Gerçek'in de algıyla, bilimsel bilgiyle, çevremizle
çelişkide olmaması gerekir. Bilgimiz her ikisi için de noksandır, ancak
Gerçek konuşulabilir, değişir, ilerler, modellenir; Hakikatse bunların
hepsinden varestedir. O varsa vardır, yoksa hiçbir şey olamaz./

~10::38
~~~~~~~

Küreselleşme denen *dünya üzerindeki herkesin birbirine benzemesi.*
Uygulaması *başka topluluklara benzememek* olan bir peygamberin ümmeti
için küreselleşmek ne demek?

~10::42
~~~~~~~

Pirsig'in ilk kitabını Türkçe tercümesinden okumuştum. Bazı yerlerde
sıkıldığımı hatırlıyorum. *Nitelik, nitelik, nitelik* laflarından belki.
Muhtemelen onu da tekrar İngilizcesinden okumak lazım.

~16::36
~~~~~~~

Adamın biriyle benzer tişört giydiğimiz için selamlaştık.

~16::46
~~~~~~~

Biriyle ilgili planlar yapınca, davranışları bu plana uymadığında sinir
olursunuz. Plan yoksa kavga da olmaz.

~16::51
~~~~~~~

Herkesi memnun etmenin gerekmediğini anlayınca yaşanan özgürlük.