Büyük işler başarmış bir milletin ahfadıyız. Bu büyük işlerin en büyüğü, tıbbın gelişmemiş olduğu zamanlarda çocuk sahibi olana kadar yaşamak. Atalarımızın bu büyük işi başardıklarından eminiz, yoksa biz burada olmazdık.


Geçmişin nasıl olduğunu hayal etmek için bir dağın başına gidip, sıkılana kadar yaşa. Pek çok tarih kitabından daha öğretici olur. Kafandaki tarih bir hayal, bugüne ait bir hayal. Bugün ne arıyorsak, geçmişte de onu buluyoruz. Tarih çöpten bir dağ gibi. Hayatın her vechesinden bir şeyler var ve isteyen istediğini anlıyor.


Taşındığımız evde internet henüz yok, 3G modem de sınırlı olunca, ayın sonunda bitti. Bağlatmasam mı diye düşünüyorum. Sadece kendim olsaydım muhtemelen bağlatmazdım ama Masha i Medved meraklısı buçukluk bir hanedaş var. Taşımalı sistemle ofisten çizgi film taşımak zorlarsa, herhalde Internetimiz de olmak zorunda.

Eskiden televizyon için söylenebilecek pek çok şey artık Internet için de söylenebilir. Televizyonun da bazı faydaları vardı ancak toplamda pek faydalı değildi, Internet'in de faydaları mevcut ama toplasan kazandırdığı zaman, kaybettirdiğine değiyor mu, şüpheliyim.


İki reel sayı arasında sonsuz sayı olması gibi, iki kelime arasında da sonsuz kelime var. Arayı doldurabiliyorsun. Kelimelerin arasına neler sığıyor, neler.


İnsan çok acayip bir yaratık. İlk kimin aklına gelmiş acaba? Biryandan akıllı gibi duruyor ama aklı başka yerde, bir yandan tek derdi keyfi gibi duruyor ama keyif aldığı şeylere bakıyorsun, pek de keyif alınacak şeyler değil. Yuvarlanıp giden bir canlı türü bu.


Kafamın içinde dönüp duran bazı kelimeler var, daha doğrusu bir his. Bu hissi atamadığım için ve dahi yazacak kadar da somutlaşmadığı için, başka bir şey yazamıyorum. Böbrek taşı düşürecek gibi, kafa taşı düşürüyorum. Beyin taşı. Düşmeye başlayınca ağrı yapıyor. Henüz kumken kelime haline getirip bırakmaya çalışmamın sebebi taş olup başımı ağrıtmaması.


Arada bir bugün neler öğrendim? blogu açmak istiyorum ama öğrendiklerim çok farklı şeyler olduğu için, bir konu bulup da onu anlatmak mümkün olmuyor. Aynı blogda Django'daki kullanıcı yönetimini ve Ortadoğu'nun siyasi ve ekonomik tarihini koymak bana tuhaf geliyor. Okumayan okumaz nasılsa diyemiyorum. Gerçi burada notlarım var ama paylaşmak konusunda pek heveskar olduğum söylenemez.

Hevesdar demek lazım, heveskar ne, هوس میكنم heves mikonem değil ki sadece هوس دارم heves darem.


Dün akşam uykudan gözlerim kapanırken yazdım bunu. O kadar kötü değildir umarım.