Had I published my essay on Schönberg I shouldn’t dare to be seen in the street any longer; the same would be true if I’d published my work on Nietzsche, although that was not a complete failure. To publish anything is folly and evidence of a certain defect of character. To publish the intellect is the most heinous of all crimes, and on a number of occasions I have not recoiled from committing this most heinous of crimes. It wasn’t even done out of a crude urge to communicate, because I’ve never wanted to communicate my ideas to anybody. That has never attracted me. It was a craving for fame pure and simple. -- Thomas Bernhard, Concrete

RSS | twitter | emin.resah@gmail.com

Virgül 17 Eylül #1

Kişinin halini hangi kitabı ciddiye alıp, hangisini buna göre yorumladığı belirler.

Falan kişi Kur'an'ı ciddiye alır ve bilim kitaplarını ona göre yorumlar. Diğeri bilim kitaplarını ciddiye alır ve Kur'an'ı ona göre yorumlar. Biri Kitab-ı Mukaddes'i ciddiye alır ve bilinen tüm delillere rağmen, yeryüzünün küre şeklinde olmadığına inanır, diğeri için Mısır …

| 2 Dakika

Virgül 15 Eylül #1 [Kitabilik]

Kitabilik eskiden bana akıllılık gibi gelirdi, insan dünyayı kendi tecrübesiyle değil, kitaplarla daha iyi tanır, gibi.

Sonradan bir çok insanın kendi aptallığını kitapların arkasına sığınarak perdelemeye çalıştığını gördüm. Dünyayı anlamaya değil, onun içinde gezinmeye, gezinirken de eğlenmeye ihtiyaçları vardı. Biri bir kitapta bir şey yazmışsa, doğru olduğu için yazmıştı, biri …

| 2 Dakika

Bayan Çedar'ın Son Günü [Hikaye]

Bayan Çedar sabahın ilk ışıklarından kendini korumak için yastığa gömüldü. Gece temizlemediği makyajı yastıkta Rorschah izleri yaparken, telefonun titremesini hissetti. Yastığının kenarından aldı, mesajlarına baktı. Okunmamış sekiz mesajını okumaya başladı.

Gününe her zamanki gibi sevgilisinden gelen mesaja, o gün ondan ne isteyebileceğini düşünerek başladı. Bugün basit bir gül mesajı göndermişti …

| 12 Dakika

Virgül 13 Eylül #2

Modern çağdan benim anladığım, insanların hayatları ve bu hayatlarında yapıp ettikleriyle, aldıkları somut sonuçlar arasındaki bağın giderek zayıfladığı bir indirekt cennete düştüğümüz.

Marx'ın yabancılaşma dediği durum, eskiden insanlar toprakla doğrudan ilgilenir, verdikleri emeğin karşılığı çıkan ürünü de doğrudan görürlerdi, şimdilerde çoğu insan yaptığı işin doğrudan etkisini görmüyor. Beyaz yakalı tabir …

| 2 Dakika

Yazarın Maksadı

"We often discuss art this way: the artist had something he “wanted to express”, and then he just, you know … expressed it. We buy into some version of the intentional fallacy: the notion that art is about having a clear-cut intention and then confidently executing same."

George Saunders: what writers …

| 2 Dakika

Virgül 13 Eylül #1

Beynimden akan kelimelerin doldurduğu kağıtlar. Benim işim yazmak olmadığı gibi, kimsenin işi burayı okumak değil ve insanlar işleri olmadığı için okumayı seviyor.

Anlamlı, yol gösteren, derde deva yazılar yazmak isterdim: Doğruluğu, güzelliği, insanların aradığını bulduğu hikayeler. Bunları yazmak için bunlara inanmak lazım herhalde. İnanmadığımda yazdığım yazıların sonu silinen dosyalar oluyor …

| 2 Dakika

Virgül 11 Eylül #1

Ruhumun gizli köşesi. Sayılan ve sayılmayan tüm kelimeler, açılan ve açılmayan tüm kutuların, üzeri mühürlü tüm anıların bir yeri olduğuna inanmak. Adını herkesten sakladığım bir mücevher gibi gizlilerde andığım kadın.

İnsanın gördükleri göreceklerinin teminatı değil. Kendini tanımak için neler görmen gerekiyorsa, onları görüyorsun. Yapmam dediklerini yapman, yaparım dediklerini yapamaman lazım …

| 1 Dakika

Virgül 24 Ağustos #2

Basit bir hafıza taşması. İnsanların geçmişi farklı hatırlamalarının hafıza problemlerinden dolayı değil de, farklı uzay zamanları tecrübe etmiş olmalarından kaynaklanabileceğini düşündüm. Bugün twitter'da emekli albayın biri ordumuzda dindarlık hiçbir zaman baskı altına alınmamıştır mealli şeyler yazıyordu. Farklı bir uzay zamanın albayı olmalısın dedim içimden.

Bu ikisinin bir farkı yok: Aynı …

| 2 Dakika

Virgül 24 Ağustos #1

Türkiye 1908'den beri, öyle veya böyle İttihatçıların bir fraksiyonu tarafından yönetiliyor. Türkiye'de Cumhuriyeti de, Batılılaşmayı da, Milliyetçiliği de İttihatçılar yürüttü ve Kemalizm, bunun içinde daha net bir renk olsa da, neticede devlet bir ittihatçı devleti oldu. Bugün de öyle.

Buna aykırı tek damar İslamcılık adıyla bildiğimiz ve milliyetçiliğe karşı ümmet …

| 3 Dakika

Virgül 8 Ağustos #2

Enerjini nereye ve kime harcarsın?

Her kavgayı kazanamaz, her olumsuzluğu çözemezsin. İnsanın bir triaja ihtiyacı var.

Şöyle düşünürüm: Bazı tartışmalar ben müdahale etmesem de manasız, onlarla ilgilenmemin bir faydası yok. O kadar absürd bir pozisyon ki destekleyen bulması zor.

Bazı tartışmalara ben dahil olsam da çözülmeyecek. Kafası kalın adama zaten …

| 1 Dakika